5 Ekim 2014 Pazar

gözleri yolda bırakmayın

Yalnızlar yalnız hissettiklerinden yalnız.Bayramda da onca kalabalıkta da yalnız. Çünkü istediklerini ziyaret edemiyorlar, ziyaret edilemeyecek kadar uzaktalar.eski bayramların eski evlerin eski yemeklerin yerini hiç bir şey tutmuyor çünkü.gene de sabahtan akşama kadar razıyım el öpmeye.yalnız beklemesin kimse diye.dikenli otları temizlemek el öpmekten daha zor bilirim.

1 Ekim 2014 Çarşamba

otogar aslında kalpgar

Yalnızlar severler yolculuğu.kendi gibi insanları daha çok bir arada görürler çünkü. Tek başına yemek yiyen tek başına bavul taşıyan tek başına otogarda bekleyen tek başına bilet alan yüzlerce insan bir arada.birbirlerini gözlemler hele yolculuk esnasında bir konuşmaya başladı mı kimse susturamaz yalnızları.ama en güzeli yolculuktan sonra birilerine kavuşurlar, birileri karşılar onları biraz olsun yalnizliktan kurtulurlar.ama sadece bir süreliğine

29 Eylül 2014 Pazartesi

gardiyan aç kapıyı

Kalabalığa karışmak da zor yalnızlar için. Böyle rol yapmalar falan.Mutluymuş, her şey çok iyi gidiyormuş gibi geveze geveze takılmalar. aslında o kadar yalnızsın ki anlatacakların birikmiş, önünü alamamışsındır.kelimeler kaçıveriyordur ağzından. Ama sonra bakarsın. Konuşmayı da unutmuşsundur öylece geveliyorsundur.çok şey anlatmak isterken isteyip susarken.ama yavaş yavaş da alışıyorsundur da iki çift insan görmeye. Iki çift kelam etmeye.ama seninle edemedikten sonra bütün kelimeler hapiste , bütün yüzler parmaklıklar ardında.ne önemi var diğerlerinden dinlediklerinin.gardiyan aç kapıyı

28 Eylül 2014 Pazar

öğle yemeğine dahil

Pazar denince ilk akla gelen kahvaltıdır bende.Patates kızartması yada.Zamanın vardır çünkü. Çayını rahatla demler uzun uzun kahvaltı yaparsın. Oraya yada buraya yetişmen gereken yer yoktur.Dostlarınla plan yaptıysan da zaten akşamüstü yapılmıştır.  Peki yalnızsan ? Yine aynıları olur sadece tek bir patates yeterlidir kızartmak için . Demlikte bitiremediğin çayın kalır hatırlatır kendini fokurdayarak .Akşamdan bitiremediğin bayatlamış ekmeğin kalmıştır belki yine de bitiremediğin. Sesini duyduğun tik tok tik tok saat tıngırdaması , buzdolabının çalıştığına dair ikide birde susup tekrar başlayan motor sesleri konuşma seslerinin yerini almıştır.Mutfakta birikmiş bulaşıkların vardır akşama yıkarım diye ertelediğin .ama yalnızsan kahvaltın yoktur aslında.  öğle yemeğine dahil olmuştur o çoktan kaldıranın olmadığından.



aç kapıyı bezirgan başı

Sizlere kocaman selamlar benden.Ama ben kimim bilmiyorsunuz tabi.İsmim Seda.Kocaeli'nde okuyorum ve anlayacağınız gibi Tekirdağlıyım.21 yaşındayım ve sanırım 18imden sonra ne içtiysem zaman o kadar çabuk ilerledi ki soranlara hala 18 diyebiliyorum istemdışı.Ne yerim ne severim ne yaparım daha fazla ayrıntıya girmeyeceğim.Kendini ifşa etmek olmaz. Bu kadarı yeterlidir diye düşünüyorum.

Üzümün çöpü armudun sapı derken bu sabah da yalnız uyandım. Diyorum ki Tekirdağlı olup- yani sıcakkanlıdır bizim odaların insanları -nasıl becerebiliyorum yalnızlıkla bu kadar iyi geçinmeyi ben de bilmiyorum.Ama şuan tahmin ettiğiniz benden biraz farklı oldu tabi gözünüzde.Yok yok öyle değilim insan iliskileri olmayan biri. Otobüste dahi tanıştığım bir çok arkadaşım var.Ama bilmiyorum ya cidden" ben yalnız değilim" dedirtecek tek bir ailem var sanırım. Ama onlar da şuan kilometrelerce uzakta.Fakat biliyorum derdimi yandığımda gerçekten çözüme ulaşmaya çalışanların onlar olduğunu. Bu aralar pek bi duygusalım.Sebebini de bilmiyorum ama böyle de fena değilmiş. Farklı gözlerle bakıyorum bi kaç gündür etrafa.Yani uzun lafın kısası dedim ki Seda madem içini rahatla anlatabileceğin kimse yok o zaman seni tanımayanlara anlat bir şeyler.Duygusalım dedim ya.Galiba aşık oldum.ve beni anlayanların az olduğunu düşünüyorum bu yüzden . Anlatınca aşık değilsin diyorlar. Yada o kişinin benden hoşlanmaması teşkil ediyor bu durumu.Ben de artık sizlerle paylaşmayı düşündüm.Yoksa kafayı yiyebilirim.

Yalnızlık kötü ama kafa dinlemelik bi olay.Sabah kalkıp istediğiniz şeyi hazırlayıp yiyorsunuz.İstediginiz zaman kalkıyorsunuz var mı bundan güzeli? Sonra kendinizi tanıyorsunuz.Bir başkası olduğunda kendine ayırmadığın zamanı doya doya kullanıyorsunuz. Mesela ben resim çizmeyi o kadar özlemişim ki bu hafta sonu bir ödül geldi bana . Yalnızlığın lütfu gibi.tabi bana kafayı yedirten adamı çizmesem daha iyi olabilirdi.Yalnızlık diyorduk sonra karışan görüşen yok . istediğim an istediğim yerdeyim.Merak eden yok.istedigim kisilerleyim.sonra yine istediğim saatte eve geliyorum.Hesap vermen gereken kişi yok.ama sanırım fazla özgürlük bu yalnızlık denilen şey. Sonra etrafa bakıyorum. Benim onun için hediyeler alacağım sürprizler hazırlayacağım biri yok.bana sürprizler hazırlayan biri yok.Beni düşünen biri yok.beraber eğlencenin dibine vuracağin adam yok.Yoklar birbirine karışmış. Ayıramıyorum hangisi daha iyi yok.

Hoşbuldum :)